23 Mayıs 2026 tarihinde Yüksek Seçim Kurulu (YSK), Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) tarafından yapılan itirazı reddetti. CHP’nin mutlak butlan kararına yönelik başvurusu, YSK’nın saat 17.30’da başlayan toplantısında ele alındı ve saat 19.20’de sonuçlandı.
CHP’DEN AÇIKLAMALAR GELDİ
YSK’nın ret kararı sonrası, CHP’li isimlerden ardı ardına sert tepkiler geldi. CHP Genel Başkan Yardımcısı Burhanettin Bulut, Yüksek Seçim Kurulu’nu eleştirerek, “Ülkemiz öyle bir noktaya geldi ki insanlar her şeyden güvensizleşti” ifadesini kullandı. Bulut, “Bugünkü karar, YSK’nın kendini yok saydığı anlamına geliyor. Artık herkes seçilmişlerin güvenliğinden endişe ediyor. Ülkemiz, seçim sürecinin tehlikeye atıldığı bir döneme girdi. Bu durum, muhalefetsiz bir dönemin başlangıcını işaret ediyor,” dedi. Bulut, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “YSK, bu ret kararıyla anayasal bir kurum olarak meşruiyetini sorgulanır hale getirmiş, adeta kendini feshetmiştir. Artık bu ülkede seçim güvenliği kalmamıştır” açıklamasında bulundu.
CHP Genel Başkan Yardımcısı Gül Çiftci de YSK’nın kararına tepki gösterdi. Çiftci, sosyal medya üzerinden gerçekleştirdiği değerlendirmede, “Yüksek Seçim Kurulu, CHP’nin seçilmiş organlarının ve kurultay iradesinin korunmasına yönelik başvurumuzu reddederek irade gasbına ortak olmuştur. YSK, hem kendi hukukunu ihlal etmiş hem de anayasal konumunu zedelemiştir. Anayasa’nın 79. maddesi uyarınca seçimlerin yönetiminden sorumlu olan YSK’nın, kendini mahkeme kararları karşısında etkisiz bir konuma düşürmesi kabul edilemez” şeklinde konuştu.
NE OLDU?
Yüksek Seçim Kurulu, CHP yönetiminin “mutlak butlan” ve görev devri taleplerine ilişkin itirazı değerlendirdikten sonra, başvuruyu reddetti. YSK Başkanı Serdar Mutta, CHP’nin istinaf taleplerinin reddedildiğini ve BAM’dan gelen mutlak butlan kararının icrası hakkında YSK’nın görev ve yetkisinin bulunmadığını belirterek, “Bu nedenle yazının işlem yapılmaksızın yerine iadesine oybirliğiyle karar verilmiştir” dedi.
Bu gelişmeler, CHP’nin seçim sürecine olan güveninin sarsıldığını ve parti içindeki liderlik iradesinin sorgulanmasına neden oldu.