Ukrayna, Rusya-Ukrayna savaşında önemli altyapılara yönelik saldırılarını sürdürüyor. Ukrayna ordusuna ait insansız hava araçları, Rusya’nın önde gelen gübre üreticisi PhosAgro’ya ait bir tesisi ve büyük bir petrol rafinerisini hedef aldı. Bloomberg’in haberine göre, bu saldırılar, Kiev yönetiminin İran savaşının etkisiyle yükselen emtia fiyatlarından faydalanan Rus ihracatçılarına karşı bir baskı stratejisi olarak değerlendiriliyor. Ukrayna, saldırıların gerçekleştirildiği tesisin patlayıcı üretiminde kullanılan malzemeleri tedarik ettiğini iddia etti. Ancak PhosAgro’nun doğrudan askeri tedarik sağladığına dair iddiaların bağımsız kaynaklarca doğrulanmadığı bilgisi bulunuyor.
Saldırıların bir diğer hedefi ise Yaroslavl kentindeki bir petrol rafinerisi oldu. Rosneft ve Gazprom Neft ortaklığındaki bu tesiste, Ukrayna ordusunun açıklamasına göre yangın çıktı. Bölge Valisi Mihail Yevrayev, gece boyunca gerçekleşen yoğun drone saldırısının büyük ölçüde savunulduğunu duyurdu. Yaroslavl rafinerisi, Moskova’nın yaklaşık 282 kilometre kuzeydoğusunda bulunuyor ve yıllık 15 milyon ton ham petrol işleme kapasitesine sahip, bu da günlük ortalama 300 bin varil üretime denk geliyor.
Son günlerde Ukrayna’nın özellikle gübre tesisleri ve petrol altyapısına yönelik saldırılarının artması dikkat çekiyor. Bu stratejinin, Rusya’nın enerji ve tarım emtia gelirlerini sınırlamayı amaçladığı düşünülüyor. Saldırıların zamanlaması, küresel gübre piyasası açısından oldukça kritik bir döneme denk geliyor. İran savaşı ve Hürmüz Boğazı’ndaki kargaşa nedeniyle azotlu gübre fiyatları, savaş öncesi seviyelerin iki katına çıkmış durumda. Körfez bölgesinden yapılan sevkiyatların aksaması, küresel arzın daralmasındaki önemli etkenlerden biri olarak öne çıkıyor.
Diğer yandan, Rusya, gübre ihracatına kısıtlamalar getirerek iç piyasasını korumaya yönelik adımlar atıyor. Ancak üreticilerin belirlenen kotalar çerçevesinde ihracata devam etmesi, küresel piyasada kısıtlı da olsa arzın devam etmesini sağlıyor. Genel olarak, Ukrayna’nın altyapı hedeflerine yönelik saldırıları, yalnızca askeri değil, aynı zamanda ekonomik sonuçlar da doğuruyor. Özellikle gübre ve enerji tesislerinin hedef alınması, zaten hassas olan küresel arz zincirlerinde yeni riskler yaratırken, tarım maliyetleri ve gıda fiyatları üzerinde artan baskılara işaret ediyor.