Silivri Duruşmalarında Ekrem İmamoğlu’nun Mesajı

1 Mayıs 2026 tarihinde, Silivri’deki duruşmalara katılma fırsatım oldu ve burada CHP’nin Cumhurbaşkanı Adayı Ekrem İmamoğlu ile diğer sanıkların duruşmalarına tanıklık ettim. Mahkeme salonuna girdiğimde duruşmaya ara verilmişti. Yıllar önce, FETÖ’nün Balyoz Kumpası davasında da burada bulunmuştum. Gözlerimin önünde o günlerin görüntüleri adeta bir film şeridi gibi canlandı. Mahkeme heyetinin bulunduğu kürsü, sanıkların oturduğu geniş bölüm, avukatların sıraları ve gazetecilerin izleme alanları; her şey tanıdıktı. Hatta bazı izleyicilerin, sanıklara uzak olan yerden daha iyi görebilmek için dürbün getirdikleri dikkatimi çekti. Fiziksel yerleşim açısından, Balyoz dönemine benzer bir durum vardı. Gazeteci arkadaşlarımın bulunduğu bölüme doğru ilerlerken izleyiciler arasından yükselen alkışlar da oldukça dikkat çekiciydi.

Tahliye kararlarını sabırsızlıkla bekleyenlerin yüz ifadeleri ise oldukça etkileyiciydi. Aylardır hasretle bekleyen eşler, çocuklarına kavuşma umuduyla gözleri dolmuş analar, babalar ve yakınlar; hepsi mahkeme heyetinin tahliye kararlarını açıklamasını dört gözle bekliyordu. İzleyiciler arasında, Ekrem İmamoğlu ve arkadaşlarına destek vermek üzere gelen CHP milletvekilleri ile İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik de yer aldı.

Oturum arası, alışıldık sürelerden biraz daha uzun sürdü. Sabahki duruşmada savcının bazı sanıkların tahliyesini istemesi üzerine mahkeme heyeti, sayıyı belirlemek için zaman aldı. Bekleyiş sürerken, Dilek İmamoğlu ile kısa bir sohbet etme imkânım oldu. Baro odasında, sabahki duruşmada Dilek Hanım’ın yaptığı duygusal çıkış herkesin dilindeydi. Dilek Hanım, davanın düşmesini ve tüm sanıkların tahliye edilmesi gerektiğini savunarak önemli bir duruş sergilemişti. Benimle de benzer düşüncelerini paylaştı ve zarafetiyle kahve ikramını da esirgemedi. Ayrıca, ağabeyinin aleyhine hiçbir delil olmamasına rağmen hala tutuklu olduğunu vurgulayarak isyanını dile getirdi.

Duruşmanın başlayacağına dair haberi, avukatların yerlerini alması ve jandarmaların hareketlenmesiyle anladık. Tutuklular, alt katta bekletildikleri yerden teker teker duruşma salonuna çıkmaya başladılar. Bazıları, yakınlarına el sallayıp duygularını yüksek sesle ifade ediyordu. En son gelen isim Ekrem İmamoğlu oldu ve salona girdiği anda alkışlar ve sloganlar yankılandı. O da herkesle selamlaşarak moralinin iyi olduğunu gösteren hareketlerle ön sıradaki yerini aldı.

İkinci duruşma oldukça hızlı bir şekilde tamamlandı. Mahkeme başkanı, tahliye edilen 15 kişinin isimlerini okuduktan sonra oturumu kapattı. Bu durum, tahliye sayısının az olduğunu düşünen avukatlar tarafından protesto edildi. Tutuklular tekrar alt kata indirilirken, Ekrem İmamoğlu izleyicilere yönelerek, “Pazartesi sabahı her zamankinden daha güçlü olacağız” dedi. Günün ilerleyen saatlerinde avukatları aracılığıyla bana yazdığı bir mektubu ilettiler: “Çok kıymetli Uğur Dündar, Sevgili Uğur Abi, güçlü bir duruş sergilediniz. Bağımsız gazetecilerin, tarafsız haber yapan meslektaşlarınızın baskı altında olduğu bu günlerde varlığınız büyük bir motivasyon kaynağı olmuştur. Mücadelemiz demokrasi mücadelesidir. Mücadelemiz hürriyet ve Cumhuriyet mücadelesidir. Sağlık dileklerimi iletir, saygılarımı sunarım. Ekrem İmamoğlu, Silivri.”

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir