Gökbilimciler kayalık bir ötegezegende ilk kez atmosfer keşfetti

Img

LHS1140b adı verilen kayalık gezegen, Dünya’dan 48 ışık yılı uzaklıkta ve yeni araştırmaya göre, helyum içeren bir atmosfere sahip. Ayrıca bahse konu ötegezefen atmosferi doğrudan tespit edilen ilk kayalık gezegen olma özelliğini taşıyor. Bu etrafında döndüğü güneşinin yaşanabilir bölgesinde bulunan -yani güneşinden, sıvı suyun gezegende potansiyel olarak var olabileceği mesafede olan- ilk kayalık gezegen olma özelliğini de sahip. Evrende “yaşanabilir” olarak kabul edilebilecek gezegenler aramaya devam eden bilim insanları, bu gezegenin şimdiye kadar gördüğümüz neredeyse her örnekten daha fazla kriteri karşıladığını dile getiriyor.

Araştırmanın baş yazarı Harvardlı astronom Dr. Collin Cherubim, Space.com’a konuşurken, “Atmosferin kendisinde bulunan helyumu doğrudan tespit ettik ve bu, herhangi bir kayalık ötegezegen için ilk doğrudan tespit, ki bu gerçekten heyecan verici… Gezegenin yaşanabilir bölgede olması da astrobiyoloji, yaşanabilirlik ve yaşam arayışı için son derece heyecan verici bir bonus oldu. Gerçeküstü bir his veriyor” ifadelerini kullandı.

BURASI NASIL BİR YER?

Güneş sistemimizin dışındaki bu ötegezegen, ilk olarak 2017’de gökbilimci Jason Dittmann liderliğindeki bir ekip tarafından keşfedildi ve Dittmann bu yeni keşfin de ortak yazarları arasında yer almakta. Dittmann, “Bu gezegen yaklaşık 10 yıl önce bulundu ve biz ancak şimdi ‘tamam, gezegen bir atmosfere sahip’ diyebiliyoruz. Yavaş yavaş aradaki boşluğu daraltıyoruz ve kutucuklara tikler atıyoruz… Kayalık, doğru sıcaklığa sahip ve şimdi tamam, sonunda atmosferi olan bir gezegen bulduk” diyor ve “Kayalık bir gezegen olduğu için kesinlikle kayalardan oluşan bir yeryüzüne sahip” şeklinde konuştu.

Peki gezegenin yüzeyi nasıl görünüyor? Bu henüz söylenemiyor ancak gezegenin atmosferini bulan araştırmacılar, su bulunma ihtimalinin yüksek olduğunu düşünüyor. Bahse konu ötegezegen, Güneş’ten daha küçük ve daha soğuk olan bir kırmızı cüce yıldızın etrafında dönerken, bizim Güneş’e olan yakınlığımıza kıyasla daha yakın bir yörüngede dönüyor ve bu da gezegenin yüzeyinde sıvı suyun var olabileceği “Goldilocks bölgesi” olarak adlandırılan bir sıcaklığı muhafaza etmesini sağlıyor. Cherubim bununla alakalı olarak şunları söylüyor:

“Muhtemelen bol miktarda su da içeriyor. Eğer bir miktar atmosfere sahipse ve bu da bir miktar sera etkisi yaratabiliyorsa, ki şu anda böyle olduğunu biliyoruz, büyük olasılıkla Dünya’da yaşanabilir koşullar olarak kabul ettiğimiz ve sıvı suyu destekleyebilecek koşullara sahip olacaktır.”

Peki, Dünya’ya benziyor mu? Cherubim’in belirttiğine göre LHS1140b kesinlikle bir Dünya kopyası olmasa da, bu gezegen iki ana açıdan Dünya’ya benziyor. Birincisi: Genel yapısı. Gezegen kayalık, muhtemelen demir bir çekirdeğe sahip ve (artık biliyoruz ki) bir atmosferi var. İkincisi: Gezegenin sıcaklığı. En azından anladığımız kadarıyla yaşam için gerekli olan sıvı su için tam uygun.

İlk ötegezegenin keşfi 30 yıldan biraz daha uzun bir süre önce doğrulandı. O zamandan beri bilim insanları 6 binden fazla ötegezegen keşfetti ve bu sayı artmaya devam ediyor. Bilim insanlarının atmosferi olan bu tür gezegenleri bulmakta zorlanmalarının nedenlerinden biri de güneşleri. LHS1140b, en yaygın güneş türü olan ve Güneşimizin yaklaşık üçte biri büyüklüğündeki kırmızı cüce yıldızların yörüngesinde dönmekte. Bu tür yıldızlar, Güneşimiz gibi yıldızlardan çok daha uzun süre aktif kalır. Bu aktivite, güneş patlamaları ve koronal kütle püskürmeleri gibi aşırı radyasyon patlamaları yayması anlamına gelir. Ve tipik olarak, bu yıldızların etrafındaki aşırı radyasyon, yörüngelerinde dönen gezegenlerin atmosferlerini tamamen yok eder; bu nedenle gökbilimciler, bu yıldızların yörüngesinde dönen gezegenlerin hiç atmosfere sahip olup olamayacağını merak etmekte.

Cherubim, “Bu keşif çok önemli çünkü en azından bu kayalık gezegenin milyarlarca yıl boyunca bir atmosferi koruduğunu gösteriyor. Bu, ‘Atmosferler kayalık ötegezegenlerde de varlığını sürdürebilir’ demenin güvenilir ve sağlam bir yolu” şeklinde konuştu.

Gezegenin atmosferinde helyumun ötesinde başka gazların da bulunması mümkün ve atmosferinin bir kısmının daha önce yıldızının radyasyonu tarafından yok edilmiş olması da olası. Ancak bu gezegenin yörüngesinde döndüğü kırmızı cüce yıldız yaklaşık 6 milyar yaşında, yani aşırı radyasyon aktivitesinin sakinleşmeye başladığı yaştan birkaç milyar yıl daha yaşlı. Bu nedenle, zamanla gezegenin atmosferinden yavaşça bir miktar helyum kaçıyor olsa da, ekip gezegenin bir atmosferi koruyacağını tahmin ediyor. Sonuçta, Dünya’nın helyumu bile kendi atmosferimizden yavaşça kaçıyor.

KANIT ATMOSFERDE SAKLI

Bu gezegenin bir atmosfere sahip olduğunu kanıtlamak için ekip, Cherubim’in yüksek lisans eğitimi sırasında yaptığı bir tahminden yola çıktı. Her şey teorik bir model ve Dünya’dan farklı, atmosferi olan kayalık ötegezegenlerin olması gerektiğine dair içten içe bir şüpheyle başladı. “Bu, aslında teorisyen olarak doktora tezim için sıfırdan, temel prensiplerden yola çıkarak kendim geliştirdiğim bir gezegen evrimi modelinden kaynaklanan çok özel bir tahminden ortaya çıktı ve bu gezegen hakkında çok özel bir tahminde bulundum” diyen Cherubim” Sonra da, genellikle dev gezegenleri gözlemlemek için kullanılan bu tekniği, daha önce kimsenin yapmadığı şekilde, kayalık bir gezegen için kullanarak oldukça beklenmedik, tuhaf bir şey yaptım. Ve bakın ne oldu, tahminimle tutarlı bir ölçüm yaptım. Bilimsel yöntemin tüm döngüsünü tamamlamak gerçekten güzeldi” dedi.

Ekip, Cherubim’in yüksek lisans eğitiminde geliştirdiği teorik modeli alıp Şili’deki Magellan Gözlemevi’nde bulunan Sıcak Kızılötesi Echelle (WINERED) Spektrografı kullanarak test etti. Gözlemleriyle, LHS 1140 b ve başka bir gezegenin aynı gece yıldızlarının önünden geçiş yaptığını görebildiler. Bu spektrografik verilerle, bu gezegenlerin yıldızın önünden geçerken atmosferlerindeki moleküllerin izlerini belirleyebildiler. Bir gezegenden hiçbir sonuç alınamazken, bu gezegen doğrudan ve inkar edilemez bir helyum izi gösterdi.

PEKİ CANLILAR MEVCUT MU?

Kayalık bir yapıya sahip, atmosferi olan ve yaşanabilir bölgede bulunan (yani sıvı su içerebilecek) bir gezegene baktığımızda, yaşam sorusu oldukça hızlı bir şekilde gündeme geliyor. Ancak araştırmacıların bu varsayımı yapacak kadar verisi yok. Cherubim, “Bu gezegende yaşam olduğunu iddia etmiyorum” dedi. Daha fazla araştırma ile bilim insanları, bu gezegenin atmosferinde başka nelerin olabileceğini daha iyi anlayabilir ve su olup olmadığını doğrulayabilirler. Daha fazla gözlem, yaşanabilirliği doğrulayamayabilir veya gezegende herhangi bir yaşam belirtisi tespit edemeyebilir, ancak en azından bu tür gezegenleri daha iyi anlamamıza yardımcı olabilir.

Bu, türünün ilk örneği olan bir gezegenin keşfedilmesiyle birlikte, daha fazla araştırma, parçaları bir araya getirmemize yardımcı olacaktır. Ancak bu, insanlığın ebedi arayışında “yalnız mıyız?” sorusuna cevap bulma yolunda kesinlikle büyük bir adım.

yok

Author: Emre Çelik