27 Mayıs 2026 tarihinde, Çin, 2030 yılına kadar Ay’a astronot gönderme hedefi doğrultusunda Shenzhou-23 uzay görevini başarıyla başlattı. Bu görev, tarihindeki en uzun insanlı uzay misyonu olma özelliği taşıyor. Shenzhou-23, ilk kez bir Çinli astronotun uzay istasyonunda tam bir yıl boyunca kalmasını planlıyor. Bu süreçte uzun süreli uzayda yaşamın insan vücudu üzerindeki etkileri derinlemesine incelenecek.
Shenzhou-23 uzay aracı, 24 Mayıs gecesi yerel saatle 23.08’de Çin’in kuzeybatısındaki Jiuquan Uydu Fırlatma Merkezi’nden Long March-2F Y23 roketi ile uzaya fırlatıldı. Yaklaşık 10 dakika sonra roketten ayrılan kapsül, yörüngeye başarıyla yerleşti. Çin İnsanlı Uzay Ajansı (CMSA) tarafından verilen bilgilere göre, araç yaklaşık 3,5 saatlik bir uçuşun ardından Tiangong Uzay İstasyonu’na otonom olarak kenetlendi.
Görevde dikkat çeken isimlerden biri, eski Hong Kong polis müfettişi Li Jiaying oldu. Li, Çin’in insanlı uzay görevine katılan ilk Hong Konglu astronot ya da taykonot olarak tarihe geçti. Mürettebatın diğer üyeleri, Çin Halk Kurtuluş Ordusu’na bağlı görev komutanı Zhu Yangzhu ve pilot Zhang Yuanzhi oldu. Çinli yetkililer, üç astronottan hangisinin bir yıllık görevde kalacağına ilişkin kesin bir karar verilmediğini belirtti. Nihai karar, görev süresince yapılacak değerlendirmeler sonucunda belirlenecek.
Eğer Shenzhou-23 görevi planlandığı gibi tamamlanırsa, bu, Çin’in en uzun insanlı uzay misyonu olacak. Mevcut dünya rekoru ise 1995 yılında Rus kozmonot Valeri Polyakov tarafından gerçekleştirilen yaklaşık 14,5 aylık bir görevdir. Shenzhou-23 görevinde en önemli bilimsel odak, mikro yerçekimi koşullarında uzun süre kalmanın insan sağlığı üzerindeki etkilerini incelemek olacak. Bilim insanları, görev süresince kemik yoğunluğu kaybı, kas erimesi, radyasyon maruziyeti, uyku bozuklukları, psikolojik stres ve davranışsal yorgunluk gibi konuları araştıracak.
Shenzhou-23 görevi, aynı zamanda Çin’in Ay programı açısından stratejik bir adım olarak değerlendiriliyor. Pekin yönetimi, 2030 yılına kadar insanlı Ay inişi gerçekleştirmek hedefindeyken, ABD de Artemis programı çerçevesinde 2028’de Ay’a astronot göndermeyi planlıyor. NASA, kısa süre önce Artemis II görevi çerçevesinde dört astronotu Ay çevresine göndererek yarım yüzyıl aradan sonra ilk insanlı Ay uçuşunu gerçekleştirdi. Ayrıca, SpaceX de yeni nesil Starship roketinin insansız test uçuşlarından birini başarıyla tamamladı; bu sistemin ileride NASA’nın Ay görevlerinde kullanılması planlanıyor.
Pekin yönetimi, Ay programı için geliştirilen yeni nesil teknolojilerin güvenlik testlerini hızlandırmış durumda. Bu kapsamda, ağır yük taşıma kapasitesine sahip Long March-10 roketi, yeni nesil Mengzhou insanlı uzay aracı ve Lanyue Ay iniş aracı gibi projeler yer alıyor. Shenzhou-23 görevi, Tiangong’un ana modülüyle gerçekleştirilecek ilk hızlı otonom kenetlenme manevrasına da ev sahipliği yapacak. Bu sistem, gelecekte Ay yörüngesinde Mengzhou kapsülü ile Lanyue iniş aracının otomatik buluşma operasyonları için kritik bir öneme sahip.
Çin, 2030 yılına kadar Ay’a insan göndermeyi hedefliyor olsa da bu tek hedef değil. Pekin, Rusya ile birlikte 2035 yılına kadar Ay’da kalıcı bir araştırma üssü kurmayı planlıyor. Uluslararası Ay Araştırma İstasyonu (ILRS) adı verilen bu projenin ilk aşaması da aynı tarihe kadar tamamlanması hedefleniyor. Ayrıca, Chang’e 7 robotik Ay görevinin sorunsuz bir şekilde ilerlediği ve bu aracın 2026’nın ikinci yarısında fırlatılmasının hedeflendiği bildirildi. İniş bölgesi ise Ay’ın güney kutbu olacak ve burada çevresel araştırmalar yapılacak.
