Marmaris’te 2023 yılında “kaza” olarak kapatılan Abdullah Uslu dosyası, yeni elde edilen deliller ve itiraflar sonucunda yeniden gündeme geldi. Olayın cinayet olabileceği ihtimali üzerinde durulurken, iki kişi tutuklandı.
Olay, 28 Mart 2023’te Muğla’nın Marmaris ilçesinde gerçekleşti. Abdullah Uslu, eşi ve komşularıyla birlikte evinde bulunduğu sırada tabancayla vurularak yaşamını yitirdi. İlk soruşturma sırasında, tanık ifadelerine göre Uslu’nun alkollü bir şekilde silahını beline takarken kazara kendini vurduğu iddia edildi ve bu durum ‘taksirle ölüme neden olma’ olarak değerlendirildi. Bu sebeple takipsizlik kararı verildi. Ancak Abdullah Uslu’nun kızı Aylin Kızılca, bu karara itirazda bulundu. Muğla 1’inci Sulh Ceza Hakimliği, takipsizlik kararını kaldırarak soruşturmanın yeniden devam etmesine karar verdi.
Adalet Bakanı Akın Gürlek’in direktifiyle oluşturulan Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı’nın koordinasyonunda başlatılan yeni soruşturmada, tanık beyanları yeniden alındı. Soruşturmanın derinleştirilmesi ile birlikte olay günü evde bulunan kişilerin ifadeleri arasında ciddi çelişkiler olduğu ve bilirkişi raporlarının da bu ifadelerle uyuşmadığı tespit edildi. Uslu’nun eşi Suna Uslu, komşuları Hanife ve Ergin Ayaydın ile birlikte, dosyada şüpheli konumda yer aldı.
Soruşturmanın ilerlemesiyle hazırlanan kriminal rapor, “silah düştü patladı” savunmasını geçersiz kıldı. Raporda, silahın darbe ile ateş almasının imkânsız olduğu vurgulandı. Olay yerindeki incelemeler, ilk soruşturmada anlatılanlarla tamamen çelişiyordu. Evin kapısının yan duvarında mermi izleri tespit edildi ve şüphelilerin ölen kişinin havaya ateş ettiği yönündeki ifadeleri çürütüldü. Ayrıca, olay yerinde bulunan mermi çekirdeği ile havaya ateş edildiği beyanı arasında büyük bir tutarsızlık vardı. Cesedin arkasında bulunan iki boş kovan, tabancanın masadan atıldığını gösterdiği için olayın farklı bir boyut kazandığı ortaya çıktı.
Yüz svabı (atış artığı) analizleri, Hanife Ayaydın’ın yüzünde ve iki elinde, Suna Uslu’nun sol elinde ve Ergin Ayaydın’ın yüzünde atış artığı tespit etti. Bu durum, şüphelilerin olay anında silaha çok yakın olduklarını ya da doğrudan müdahil olduklarını ortaya çıkardı.
Soruşturma kapsamında yapılan dinlemelerde, şüpheli Yüksel Kartal ile Hanife Ayaydın arasında geçen bir telefon görüşmesi dikkat çekti. Kartal’ın “Senin bir ifaden onu yakar, onun bir ifadesi ise seni maddi yönden yakar” şeklindeki sözleri, olayın çözümü açısından önemli bir veri olarak değerlendirildi. Görüşmelerde geçen ifadeler, şüpheliler arasında olay sonrası bir yönlendirme ya da çıkar ilişkisi olabileceği ihtimalini ortaya koydu. “Kendiniz öldüreceksiniz adamı ya”, “En azından profesyonel katil demezler” şeklindeki konuşmalar, olayın planlı olabileceğini düşündürttü. Ayrıca olaydan sonra bazı şüpheli tapu işlemleri olduğu belirlendi.
Bu gelişmeler ışığında, yargı süreci devam ederken, soruşturmanın seyrinin nasıl şekilleneceği merakla bekleniyor.