Palantir Çalışanları, Şirketin Faşizme Yönelmesinden Endişeli

Palantir Çalışanları, Şirketin Faşizme Yönelmesinden Endişeli

Palantir Technologies çalışanları, şirketin Trump yönetiminin göçmenlik politikalarına verdiği destekten dolayı medeni özgürlükler konusundaki taahhütlerini sorgulamaya başladı. Geçtiğimiz sonbaharda Palantir, İç Güvenlik Bakanlığı’na göçmenleri tanımlamak, takip etmek ve sınır dışı etmek için yazılım sağlayarak, Trump yönetiminin göçmenlik politikalarının teknolojik altyapısını oluşturdu. Eski çalışanlardan biri, bir diğerine telefonla konuşurken, “Palantir’in faşizme inmesini fark ettin mi?” diye sordu. Diğer eski çalışan, bu durumu “Bu, sadece popüler olmamakla ilgili değil; yanlış hissettiren bir durum” şeklinde ifade etti.

Palantir, 11 Eylül 2001 saldırılarının ardından CIA’nın ilk girişim sermayesi yatırımını aldığı ve teknoloji milyarderi Peter Thiel tarafından kurulan bir şirket olarak biliniyor. Şirket, özel sektörlerden ABD ordusunun hedefleme sistemlerine kadar geniş bir yelpazede güçlü veri toplama ve analiz yazılımları sunuyor.

Çalışanlar, son yirmi yılda J.R.R. Tolkien’in gözlemleyen küresinin adıyla anılan bu şirkette çalışmanın getirdiği yoğun dış eleştiriler ve aileleriyle zor sohbetlerle başa çıkabiliyordu. Ancak Trump’ın ikinci döneminin başlamasıyla birlikte, birçok çalışan şirketin yurt içinde yarattığı hasarı düşündüğünde, bu durum yeni bir kimlik krizine yol açtı. ABD’nin göçmenlere karşı uyguladığı politikalar, İran’daki çatışmalar ve şirketin kendi yayınladığı manifestolar, çalışanları rollerini yeniden değerlendirmeye zorladı. Eski bir çalışan, Wired’a yaptığı açıklamada, “Palantir’in kendi kendine anlattığı hikaye, 11 Eylül sonrası güvenlik için bir itiş olacağı ve bunun medeni özgürlükleri ihlal edebileceği korkusuydu. Şimdi tehdit içeriden geliyor. Bu bir kimlik krizi ve zorluk. Biz bu tür istismarları önleyenler olacaktık; şimdi onlara katkıda bulunduğumuz gibi görünüyoruz.” ifadelerini kullandı.

Palantir, tarihsel olarak gizli bir üne sahip olmaya devam ederken, çalışanları basınla konuşmaktan alıkoymuş ve emekli çalışanların olumsuz konuşmalarını engellemek için gizlilik anlaşmaları imzalatmıştır. Ancak şirketin yönetimi, en azından iç eleştiriye ve diyaloğa açık görünmüştür. Geçtiğimiz yıl içinde ise bu geribildirimler, çoğunlukla felsefi cümleler ve yönlendirmelerle karşılık bulmuştur. Mevcut bir çalışan, Wired’a “İnsanlar, Karp’a karşı konuşmaktan asla çekinmedi. Ama asıl mesele, bunun ne gibi sonuçlar doğuracağı” dedi. Şirket sözcüsü ise yaptığı açıklamada, “Palantir monolitik bir inanç sistemi değildir ve olmamalıdır. Hepimiz iç diyalog ve karmaşık konular üzerinde anlaşmazlığın güçlü bir kültürünü önemsemek zorundayız” ifadelerini kullandı.

Author: Emre Çelik