Öcalan’dan Sert Tepki: “Bir Parti Genel Merkezine Balyozla Girmek Ne Demek?”

Öcalan'dan Sert Tepki: “Bir Parti Genel Merkezine Balyozla Girmek Ne Demek?”

25 Mayıs 2026 tarihinde, CHP Genel Merkezi’ne yapılan polis baskını Türkiye’nin en sıcak gündem maddelerinden biri haline geldi. 21 Mayıs’ta istinaf mahkemesi, Özgür Özel’in Kemal Kılıçdaroğlu’na karşı kazandığı kurultay hakkında kesin bir butlan kararı vermişti. Kılıçdaroğlu’nun talebi doğrultusunda gerçekleşen bu baskın, polisin kapıları demir makasla kesmesi ve plastik mermiler kullanmasıyla gerçekleştirildi.

ÖCALAN’DAN AÇIKLAMA

Dün İmralı Heyeti ile görüşme gerçekleştiren Abdullah Öcalan’ın bu olayla ilgili düşünceleri de kamuoyuna yansıdı. Öcalan, CHP’ye yönelik polis müdahalesini sert bir dille eleştirerek, “Bir siyasi partinin genel merkezine kapısını balyozla kırarak girmek, demokrasi anlayışında kabul edilebilir bir şey midir?” ifadelerini kullandı.

Öcalan’dan gelen mesajlar şu şekilde açıklandı: “Büyük bir öfkeyle dolu toplulukları, derin düşünce ve etik değerler olmadan dönüştürmek mümkün değildir. Toplum, etik, siyasal, hukuksal ve ekonomik açılardan büyük bir sıkışma yaşıyor. Bu sebeple sürecin hızlandırılması gerektiğini vurguluyoruz.

Orta Doğu konjonktürü hala belirsizlikler barındırıyor. İran ve İsrail gibi ülkelerin katılaşması, bölgedeki mikro milliyetçiliklerin artması büyük zararlar verebilir. Riskli gelişmelere karşı bir süreç oluşturmalıyız.

Yasal bir zemin oluşturulması ise oldukça önemlidir. Beklentide kalmak sadece risk doğurur; kaybedecek zamanımız yok. Tüm aktörlerin tarihi sorumluluk anlayışıyla hareket edeceğine ve TBMM’nin bu hassasiyetle çalışacağına inanıyorum.

Demokratikleşme süreci, yasal düzenlemelerle desteklenmelidir. Bu, toplumumuzu demokratik bir yapıya kavuşturacak ve bu hedeften bizi uzaklaştırmamalıdır.

Cumhuriyet Halk Partisi’ne yönelik uygulamalar, demokratik siyasetin işleyişinde yaşanan zafiyetlerin bir sonucudur. Demokrasi, bir lüks ya da demagoji değil; ülkemizin geleceği için hayati bir ihtiyaçtır.

Biz de bu ülkede demokratik zeminleri oluşturmak için çaba sarf ediyoruz. İmralı’da atılacak yasal adımlarla cumhuriyeti demokratik bir çerçeveye kavuşturmanın önemini vurguluyoruz.

Kürtlerin demokratik cumhuriyete entegrasyonu, yıllardır yaşanan sorunların aşılmasında kritik bir öneme sahiptir. Kürt meselesiyle bağlantılı şiddet unsurlarını çözüm sistematiği ile kırmayı hedefliyoruz. Türk-Kürt ilişkilerini yeniden düzenleme sürecine de katkı sağlıyoruz.

Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne destek veren uluslararası akademisyenlerin mesajları kitaplaştırılacak. Her türlü öneri ve katkıya açık olduğumu belirtmek isterim. Barışa ve demokrasiye her zamankinden daha fazla ihtiyacımız var.”

Yazar: Yusuf Arslan

Author: Emre Çelik