Erdoğan’dan son dakika anket açıklaması: Milletimiz işi ilk turda bitirecek

14 Mayıs seçimleri için geri sayım sürerken Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, CNN TÜRK-Kanal D ortak yayınında, Fulya Kalfa moderatörlüğünde gazeteciler Ahmet Hakan, Hande Fırat, Abdulkadir Selvi ve Zafer Şahin’in sorularını yanıtlıyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklamaları özetle şöyle:

TÜRKİYE AFETLERE NASIL HAZIRLANIYOR?

Günümüzün en önemli başlığı. Asrın felaketini yaşadığımız 6 Şubat bizim için bir milat. Bu vesile ile depremlerde vefat eden vatandaşlarıma Allah’tan rahmet diliyorum. Yaralılarımız çok çok fazla. Çok kararlı adımlar atmamız şart. Bunun için de biz iktidara gelmeden önce eğitim ve sağlığı arka arkaya koyduk. Sağlıkta dünyada en ileri ülkeler ile yarışır durumdayız. Şehir hastanelerimizle örnek bir ülke haline geldik. Deprem bölgesinde vatadandaşlarımızı sağlam konutlara yerleştirmemiz gerekiyor. Belediye başkanlığımdan beri hep yatay mimariyi savundum. Dikey mimarinin karşısında olan bir Cumhurbaşkanı olarak artık vatandaşlarımız da bizim bu tezimini kabul etti. Bugün itibari ile yapımına başladığımız konut ve köy evi sayısı 100 bine ulaştı. Köy evlerinin bir kısmı bayrama kadar teslim edilecek. Devletimiz kendini Van’da İzmir’de Kütahya’da Malatya’da ispat etti. Biz söz verdiysek bunu yaparız. Deprem bölgesinde evi yıkılan vatandaşlarım bize güvensin ve inansınlar. Türkiye Ulusal Risk Kalkan Modelini devreye almış durumda. Üniversitelerde müşterek bir çalışmanın içine girdik. Toplantılarımızı belli aralıklarla devam ettireceğiz. Deprem, sel, yangın, kuraklık afet çeşitleri olarak hep önümüzde. Zemin artı 3 bilemedin 4 en ideal yapı çeşitleri. Buralarda hafif malzemeler kullanmak sureti ile yapılan konutlar bizi daha güvenli hale getirecek. 1999 öncesi yapılan binaların risk analizini yapmaya başladık bunları yoğun şekilde yapıp bitireceğiz. Yeni yerleşim alanları tespit edilecek, denetimler sıklaştırılacak.

“İSTANBUL’DA 220 BİN BİNA RİSK ALTINDA”

İstanbul burada ayrı bir önem taşıyor. Bütün ilçeleri ile bir harita çıkardık. Gördük ki 220 bin bina risk altında. Benim vatandaşımın devletine inanması ve güvenmesi lazım. Buyrun gelin, şu kentsel dönüşümü yaparken muhalefetin ‘rantsal dönüşüm’ propagandalarına inanmaması lazım. Bizim davetimize cevap verenler yeni evlerine kavuştular. Biz onlara kiralarını da verdik. Bize evet diyenler hallerinden çok memnun. Bundan 15 gün 1 ay önce yolumu kestiler. ‘Biz yanlış yaptık, gelin bizimkileri de yapın’ Şimdi yanlış yaptık diyorlar. Belediye başkanıma gerekli talimatı verdik, onlarda da aynı çalışmalar başladı. Orada yapılan binaları bir görseniz. Bay bay Kemal ne diyordu? Benim için diyor ki Boğaz’a nazır binalarımızı yıktı. Sorsan Küplüce neresidir inanın buraları bilmez, Burhaniye neresi bilmez. Orada herkes halinden mutlu. Gören keşke ben de buradan bir yer alabilseydim der öyle bir hale geldi. Şu anda orasının havası, ağaçlandırma derken daha da güzel bir hal oluyor. Bitince muhteşem olacak. Kadıköy-Üsküdar’ın ortak paydası olan yerde, Kadıköy kabul etmediği için başlamamıştı.

REZERV ŞEHİRLER NASIL OLACAK?

Kanal İstanbul ile birlikte rezerv kentler ortaya çıkacak. Kentsel dönüşümü kabul eden vatandaşlarımızı bu rezerv şehirlere taşıyacağız. İmar affı ile ilgili, katalog suçlar içinde affedilmeyecek suçlar içinde yerini alacak. Köşeye sıkıştıracağız bu işin affı olmaz. Benim belediye başkanlığımda İstanbul’a giriş için vize demiştim. Dediler ki siz şehirden şehire girişi vizeye mi bağlayacaksınız? Bu Londra’da uygulanıyor. Bunlar dünyayı tanımıyor. İstanbul o zaman 8 milyondu. Şimdi yaklaşık olarak 16 milyon. O gün bunu söyleyenler şehircilik nedir göç nedir bunlardan haberleri yoktu. Vizeye tabi oldukları için İstanbul’a herkes giremeyecekti. Dolayısıyla bu rakamlara ulaştı. Kaçak yapılaşma çok ileri derecede ve yapılaşma tehdit ediyor. Zemin etütleri yapılmıyor, ya da yapanlar dikey mimariye vurgun vuruyorlar. Bunun adı rant ekonomisi.

Rezerv kentler şudur, bir yeri birden yere naklederek, zemin tahlili yapmak. Avcılar aslında sağlam bir zemin değildir. Avcılar’dan al Beylikdüzü’ne kadar sıkıntılı yerlerdir. Denize yakın yerler hep hep sıkıntılı bölgeler. Siz orada hakikatan tüm etütleri yapmak sureti ile sağlam zeminde bir yapılanmaya gider, kentsel dönüşümü orada yaparsınız. Seyreltme şart. Bunu yaparsak kendimizi sağlama alırız.

“3 DÖNEM ARA YOKSA İSTİSNA YAPMADIK”

AK Parti’yi biz kurduğumuzdan bu güne hep yenilikten yana olduk. Biz sıradan bir parti değiliz. Kongrelerimizde hep hücre yenilenmesi adı altında yenilenmeye gittik. Şimdi bu yenilenmeyi Meclis’e de yansıtmak istedik. 3 dönem görev yapmış arkadaşlarımızdan bir dönüşüm yapalım istedik. Ara vermişse ayrı. Ara vermemişse değişecek. En yakın mesai arkadaşlarımda dahi bu adımı attık. Hiçbirisi de bizi yana koydun demiyorlar. Hepsinin de bir görevi var. Bundan sonra da bu tür görevler olmayacak diye bir şey yok. Bütün bunlara bakarken her adaya ilişkin değerlendirmemiz oldu. Bölgenin nüfus yapısından hassasiyetlerine kadar tüm yapıyı masaya yatırmak sureti ile biz bu seçimleri tespitleri yaptık. Alt komisyon değerlendirmeleri üst komisyonda değerlendirip kararları öyle aldık. Karşımızda haritalar, seçmen sayısı, nüfus tabloya yatırdık. Atlama olmuşsa gerekirse yeniden geri döndük. Hassasiyet ile dikkat ettik. Bütün bunlara rağmen çok da az olsa bazı hatalarımız bazı illerimizde oldu. Cuma günü her şey bitiyor zaten.

BAKANLIK SAYILARI DEĞİŞİR Mİ?

Sistem, böyle bir şeye gerek duyulursa, adım atmaya müsait. Biz kalkıp da şu anda CHP zihniyetinin yaptığı uygulamayı asla yapamayız. Diyorlar ya hepsine Cumhurbaşkanlığı yardımcılığı sözü verdi. Bizim o kadar bol keseden atmak gibi bir anlayışımız yok. Biz devlet nasıl yönetilir bilen bir hareketiz. Demek bir cumhurbaşkanı yardımcısı ile bu iş yürütülüyor. 36 bakan ile devraldım başbakanlığım dönemimde. 17’ye kadar düşürdük. İşleri tıkır tıkır da yürütüyoruz. Orada ulufe dağıtıyorlar. Yanında tutabilmek için devlet bakanlığı dağıtıyorlar. Bize geliyorlar teklifler yapıyorlar, şu kurumu bakanlık yapsak diye. Şu an o kurum personeliyle a’dan z’ye yürüyor mu? E niye kalkıp bakanlık yapasın? Koltuk ver ki sana sadık olsun. Hatta daha da ileri gidiyolar Cumhurbaşkanım size bağlasak? Zaten hepsi bana bağlı değil mi? Hem israf diyorlar. Karanlık koalisyon dönemlerini, Güneş Motel sendromlarını yaşamak istemiyoruz. Parti merkezlerini aldılar, yeni yeni yerlerde bu pazarlıkları yaptılar. Biz böyle şeylerin içine ülkemizi sokmadık. Bizim kitabımızda israf yok. Finansın en ideal şekilde yönetilmesinin örneklerini biz verdik. Deprem felaketinin altından kalkamazdık. Eğer başarılı şekilde bu felaketin altından kalkıyorsak finans yönetimini başarı ile yürüttüğümüz için kalkıyoruz. IMF temsilcileri ile otellerde konuşan kimdi? CHP yöneticileriydi. Biz 2013 yılında IMF’ye borcumuzu sıfırladık ve gönderdik. Şu an o masanın etrafında olanlardan bir tanesi de Davos’ta benim yanımdaydı. O zamanki IMF’nin başında olan zat ile bir görüşme yaptık. Siz bize memurlarınızı gönderebilirsiniz ama sadece gelirler bütçe tahlillerini yapar, taksidi alır giderler dedim. Bize yön veremezler dedim. 2013 biz bunlarla işi bitirdik. Ondan sonra kaç kere CHP hep meydanlarla IMF ilişkiler tekrar kurulmalı dedi. Biz kurduk mu kurmayız, asla kimseye de tavsiye etmem. 27,5 milyar dolar döviz rezervimiz vardı, 135 milyar dolara kadar yükselttik. Şu an yine 3 haneli rakamlara döndük. Ama Merkez Bankamız hamd olsun muhtaç değil. Çok daha güçlü bir şekilde yolumuza devam edeceğiz. Bizim ekonomimiz israf, tüketim değil verim ekomonisidir. Bizim ticaret bakanlığında ihracatta hamd olsun patlamamız var. 240 milyar doların üzerine çıktık daha da tırmanıyor. Kamu maliyesinden taviz vermedik.

Deprem bölgesindeki tüm bakan arkadaşlarım yoğun çalışma içinde oldular. Evlerini unuttular. Şimdi de kendinlerine 2. bir talimat ile her bir arkadaşıma seçim bölgelerinde görevler verdim. İnanıyorum ki o seçim bölgelerinden gümbür gümbür gelecekler.

“SİYASİ AHLAKIN İFLASIDIR”

Bir ana muhalefet partisi. Yavrucuklarla bir araya geliyor, onlarla pazarlık yapıyor. Bu siyasi ahlakın iflasıdır. Bu tür bir yolla siyasi mücadele verilemez. Şu andaki durumlar kavgalar gürültüler… Temenni ederiz ki 14 Mayıs’ta öyle ya da böyle herkes nasibini alacaktır. Cumhur İttifakı en güzel siyasi ahlak dersini verecektir.

Onun takdirini biz yaparsak, Cumhur ittifakı’ndaki liderlere müdahil olmuş oluruz. Kendi logosu ile girmek ya da bizim logumuz altında girmek hepsi kendi takdirleri. Bununla ilgili olarak Cumhur İttifakı’nın tüm ortakları kendi takdirini kullandı. Biz AK Parti ile bu işi yaparız diyenler bizim logomuz ile seçimlere girmiş olacak. Millet İttifakı ile benzer bir yanımız yok. Seçimi yaparsın, seçimden sonra hakikatan Kabine’de öyle ya da böyle yer vermek olabilir. Ama bütün bunları yaparken parlamentoya girebilmiş ise. Bakanlıktan öte cumhurbaşkanlığı yardımcılığı diyor. Şimdi bunlar parlamentoya da giremeyecekler. Partilerin genel başkanları parlamentoya girme şanslarını da kaybediyor.

Şu an bizim bütün yaptığımız bütün anketlerde, anketlerimizin dışında açılış törenlerinde benim her zaman tezim var. Meydanların dilini en iyi bu fakir anlar. Meydanların dili bize yürüyün diyor. Şu an meydanlarda bunu görüyorum. Bağcılar’da Pendik’te gördük. Burada bir tecrübe var.

SEÇİM 2. TURA KALIR MI?

Ben milletimin her şeyden önce işi zora sokmadan bitireceği inancındayım. Bu kararlılığı da Bağcılar’da Pendik’te deprem bölgesinde gördüm. Bizim bir kadromuz var. Bütün arkadaşlarımın hepsi arazide mitingler yapacak, bir taraftan ben açılışları yapacağım. Açılışların dışında da mitinglere de açılış dışındaki programlarla çıkacağım.

“14 MAYIS KIRILMA NOKTASI OLACAK”

Bugün AK Parti’ye bir grup gelmiş. Binali Bey ile görüşsünler dedim. Binali Bey dedi ki bizimle otelde görüşmek istiyorlar. Biz CHP değiliz. Eğer bizimle görüşmek istiyorlarsa partiye davet et. Otelde ne işimiz var bizim. Partimiz var. Son durum nedir bilmiyorum. 

Macron niye Çin’e gitti? Çok mu muhabbeti vardı? O dosyanın ara yapraklarında neler olduğunu iyice bir inceleyip görmek lazım. Türkiye seçim ile beraber Batı’ya bir mesaj verecek. Bu ülke artık terörle mücadele ederken de, batı ne der diye bakmıyor. Bizim böyle derdimiz yok. Biz şu anda işimize bakıyoruz. Savunma sanayinde yerlilikte yüzde 80’e çıktıysak bu bir başarının adımıdır. Batı bir şey daha söylüyor. Erdoğan’a karşı olduğunu söylüyor. Dergilerin adını vermeyeyim. Erdoğan’a karşı aldıkları bu cephe milelte aldıkları bu cephedir. 14 Mayıs bir kırılma noktası olacaktır. Onlar kendi çizgilerine Türkiye’yi kim çekecekse onlara mavi boncuk dağıtıyor. Seçimleri İslam alemi de takip ediyor. Görüştüklerim 14 Mayıs ne alemde diye soruyor. Bugün Azerbaycan’dan sonra bir Togg da Özbekistan’a gönderdik. Öyle mutlu öyle mutlu ki.

KILIÇDAROĞLU’NA TOGG TEPKİSİ

Gelip benim Togg fabrikamı gezemedi. Bakanım Varank ile gezsin dedim. Rıfat Bey ile gezerse olurmuş. Fabrikanın yerini bilmiyor, üretime inanmıyor. Kime satacaksınız diyor. Millet sırada. Malum Aliyev de Anadolu Kırmızısı’nı seçmişti.

(Kılıçdaroğlu’na Togg verilecek mi?) Dışardakilerle olan ilişki farklı. Nasılsa parası var ödemeyi yapsın alsın.

TOGG KAMPANYASI OLACAK MI?

Togg ile kampanya yapmak kamu bankaları için iyi bir fırsat olacaktır. Ben kendilerine çağrıda bulunuyorum. Böyle bir zemini oluşturmaları için böyle bir adımı atmayı düşünüyorum. Nasıl konutta böyle bir adım atıldı, Togg’da da böyle bir adım atılabilir. Tek endişem Togg’un araç yetiştirme durumu ne olur? Çünkü talep çok fazla. Togg’un tüm yönetimiyle görüşmeleri yapıp, kamu bankalarını süratle bir araya getireceğiz. Önümüzdeki 7 yılda 1 milyon Togg yollarda olacak. Yollarda Togg’u görmek bize ayrı bir zevk verecek. Bu akıllı aracın yanında güçlü bir motora sahip. Kendileri ile şunu da konuşmak istiyorum. Acaba Togg’un zırhlısını da yapabilir misiniz? İş adamları için olabilir, makam araçları için olabilir. Zırhlıda en ileri olan şu an Mercedes. Buradan tabi Gürcan Bey’e seslenmiş oluyoruz. Bunun da çalışmasını mesai arkadaşları ile yapacaktır diye düşünüyoruz.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir